çocukla gidilecek yerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukla gidilecek yerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2015 Cuma

BataÇıka Etkinliği-Şile

Mcr Racesetter, profesyonel yarış organizasyonları ve spor odaklı pazarlama faaliyetlerini yürüten bir Macera Akademisi koşusudur. Doğada ve şehirde birbirinden farklı koşular hazırlayan bir spor organizasyon ve yönetim firmasıdır. Ve biz de bu maceraya katıldık. Peki nasıl?
Bataçıka, adı altında Şile’de gerçekleşecek olan etkinlik bizim için büyük bir heyecan dolu aktivite olarak görünüyordu. Kirlenmek güzeldir diyerek çamura bata çıka girecek ve yarışacaktık. 5K Koşusu ve Minik Maceracılar olarak iki farklı aşamada gerçekleşen bata çıka büyük kalabalık ile herkesi karşıladı. Bu etkinliğin her şeyini anlatmak için buradayız. Biz neler yaşadık?Beklentilerimiz nelerdi? Eksik olan bir şey var mıydı? hepsini dış açıdan gördük inceledik.
5K Koşusu: 5km olan bu koşuda sizleri neler bekliyor neler? İlk olarak doğada koşarken, daha sonra engeller ve çamur sizi bekliyor. Ne kadar antremanlı olsanız da çamur sizin hızınızı kesebiliyor. Kaygan tepe, alçak duvar, buz devri, lastik yol, tünelde sürün ve bunun gibi etapların olduğu ve 13 yaş ve üzeri herkesin katılabileceği bir yarış. Erken kayıt yaptırdığımız için kendimizi şanslı ve gururlu hissediyoruz aslında. Çünkü 5K parkurundan 10 TL, Minik Maceracılar parkurundan da 5TL Koruncuk Vakfına bağışlandı.
Bata çıka 2015
bata çıka 2015 final

Minik Maceracılar : 4-6 yaş grubu ve 7-12 yaş grubu çocukların katıldığı muhteşem bir parkur bizleri bekliyordu. Cimcimenin de katıldığı 4-6 yaş grubu saat 13:15 te yarıştı. Cimcime sondan birinci olmasına rağmen bütün gözler ondaydı .Bütün fotoğrafçılar onun fotoğrafını çekerken spikerde cimcimeyi 4-6 yaş grubunun prensesi ilan etti. Çok güldük ,gözlerimizden yaşlar geldi ama onun o heyecanı, kendine güveni, çamurda yürümesi, sürünmesi  o kadar güzeldi ki anlatamam. Hayatımıza en güzel ve anlamlı günler arasına koyduğumuz bu etkinlik çok güzel oldu. Cimcime çok mutlu oldu. Gelecek yıl ailece katılacağımızdan eminiz.
Merrel Bata çıka
Bata çıka çamur
mudrace türkiye

Koşularımız bitmişti ve artık eve dönme zamanı gelmişti. Peki bize göre daha neler olması gerekiyordu? Eksik olanlar neler? di diye düşünürken şunlar da olsaydı belki çok çok iyi olacaktı :
  • Su sıkıntısı sorunu, en büyük sıkıntılardan biriydi belki de . Çamurdan çıkanlar yıkanmak için su ararken arada kaldı. Çimenleri sulamak için kullanılan fiskiyelerde yıkanmak zorunda kaldılar. Suyu tazikli açarak çamurdan kurtulmaya çalışıldı. Uzun süre bu şekilde oldu. Keşke daha düzenli olsaydı…
  • İçme suyu sıkıntısı, koştunuz final çizgisinden geçerken size bir küçük şaşal su veriyorlar aldınız aldınız yoksa susuz kalabilirsiniz. Çizgiyi geçtiniz biraz dinlendiniz su istediniz işte o zaman vermiyorlar. Biz bu sorunu yaşadık. Eşim ve kızım yarışmasına rağmen çizgiden geçtikten sonra su istediğimiz için sorun yaşadık tabi sonucunda verdiler. Su yada soğuk içecek istiyorsanız açılan stantlardan alabiliyorsunuz ama pahalı. Sadece 1 küçük şaşal su yani…
  • Tuvalet kirliliği ve az sayıda olması, iki tuvalet vardı, pembe ve mavi kapılı olan ama her ikisine de herkes girebiliyordu. Seyyar tuvaletler getirilmiş ,erkek logosu olmasına rağmen ona da herkes girebiliyordu. Tuvalet kağıtları bitmiş her yer çamur içindeydi. Su akmıyordu. 800 kişinin geldiği bir yerde bu kadar organizasyon eksikliği olması kötüydü…
  • Yiyecek sıkıntısı, Banvit Burada gelmiş, sosisli ve tavuklu ekmek arası alabiliyorsunuz ama başvuru kağıdınız ile verilen kit ile. O kit dışında almak isteseniz maalesef alamıyorsunuz. İpek minik maceracı olduğu için yanında anne-babasının olacağı için onunkinden iki kit çıktı ve bende onun sayesinde yeme imkanına sahip oldum. İçecek Eker ayrandı ve sadece 1 taneydi…
  • Kapalı alan sıkıntısı, açık alanda yapılıyor ve çadır yok . Yerler ıslak çimlere oturmak istiyorsun ama oturamıyorsun. Redbull çadırı vardı herkes onun altına sığınmıştı resmen. Merrell çadırı küçüktü en sonunda bizde oraya girdik. Keşke daha çok oturmak için bank olsaydı ve şemsiyeler olsaydı.
  • Tişört sıkıntısı, diğer senelere göre bu sene herkesin dilinde olan tişört sıkıntısıydı. Kayıt olurken bedeninizi alırken oraya gittiğiniz de tişörtünüzü alamıyorsunuz. İyi ki yanımızda yedek giyim götürmüşüz ona güvenerek götürmemezlik yapsaydık galiba açıkta öyle pis kalacaktık.
BataÇıka 2015 çamur oyunu
Bu sene bizim şansımızdan mı bilmiyorum ama yaşadığımız ve eksik gördüğümüz sorunlar bunlardı. Sorunları cimcimenin gülmesi ve heyecanıyla görünmez oldu. Güzel bir gün geçirdik, o gün hayatımızın özel günleri arasına girdi. Tamam sorunlar, eksikler vardı ama biz mutlu olmaya çalıştık oldukta. Hayat çocukla çok güzel ve çok eğlenceli. Gelecek yıl tekrar katılacağız belki bu yıldan daha güzel olur. Sizler de bu sorunları düşünerek katılırım diyorsanız mutlaka takipte olun. Bu arada farklı etkinliklerde olmaya devam ediyor, bakmanızı öneriyoruz.

7 Ekim 2015 Çarşamba

KidzMondo Maceramız

4 yaş ve üzeri için açılan çok güzel yerler var değil mi? Bunlardan biri de KidzMondo. Trump Towers içerisinde bulunan eğlence yeri çocuklar için gerçekten çok ilgi çekiyor. 40 tan fazla meslek türünün olduğu bu yer Ağustos ayı boyunca velilere ücretsiz !
Pazartesi günleri kapalı olmasına rağmen sizler de eğer çalışıyorsanız hafta sonu çocuklarınızla gidip bolca eğlenebilirsiniz. Ağustos ayında yapmış oldukları bu kampanya da gerçekten çok iyi olmuş. 7 yaş ve üzeri çocuklarınızı rahatlıkla orada tek başına bırakabilirsiniz ama 4 -6 yaş arası çocuklarımızı bırakamayız ve velisi olarak bizlerinde yanlarında olması gerekiyor. Fiyatlarına baktığımız zaman hafta içi yetişkin 25TL , 4-14 yaş çocukları 45 TL, Hafta sonu ise yetişkinler 30TL ,4-14 Yaş arası çocuklar 55 TL . Bu yüzden bu kampanya gerçekten çok iyi bir fırsat.
Baba kız olarak KidzMondo macerası bizim için başlamış oldu. Cimcime saç tasarımı, moda, televizyon üzerine çok fazla ilgili, tabi ilk durağımız buralar oldu. Etkinliklerin süresi 5-20 dk arasında değişmesine rağmen size gün yetmiyor. Her etkinlik alanına girmeye çalıştığınız zaman çok yoruluyorsunuz ama çocuğunuzda ki heyecan ve istek gözlerinden belli oluyor. Ona “Artık bitti gidiyoruz” dediğiniz zaman hatta yolculuğunuz boyunca uyuduğu zaman ne kadar yorgun ve bitkin olduğunu görebiliyorsunuz cimcime de aynı öyle oldu. Koltuğuna oturduğu anda uyudu. Baba kız güzel bir gün geçirdik, sizlere de tavsiye ediyoruz. Ağustos ayı bitmeden bu fırsatı kaçırmayın. 2-3 yaş çocuklar içinde etkinlik alanları bulunuyor fakat sadece zıplayıp, top oynadıkları bir alan . Onların sınırları kısıtlı. Bol bol fotoğraf çekmek sizlerle paylaşmak isterdik fakat telefonumuzun azizliğine uğradık ve sadece birkaç güzel fotoğraf yakalayabildik. Şimdiden sizlere bol keyifli ve eğlenceli bir gün dileriz.
kidzmondo nerede?
kidzmondo ağğustos ayı
kidzmondo etkinlik alanı

2 Ekim 2015 Cuma

Konya Gezimiz

Konya Türkiye’nin yüz ölçümü bakımından en büyük illeri arasında bulunuyor. Konya Mevlana şehri, her adımda ruhunuz değişiyor, aklınız gidiyor, düşünceleriniz farklı oluyor. Orada olmak , orada onları yaşamak değişik bir duygu gerçekten. Biz de gezilecek yerlerin en başında bulunan Konya’yı gezdik, gördük, dolaştık…
Konya’da gezilecek yerlere baktığınız zaman çok fazla değişik yer göreceksiniz. Buraları gezmek en az 3 gününüzü alır diyebilirim. Biz 1 günde çok gezdik ama yetmedi bitiremedik maalesef. Bayramın ilk günü gittik Konya’ya ve üçüncü günü sabah dönüş için hazırlandık. İkinci günü sabah 09:30 gibi otelden çıktık 19:30 da otele geldik ve pertimiz çıkmıştı resmen. O kadar çok yorulmuştuk ki havada çarptı galiba otele geldiğimizde çok yorgunduk…
Havası çok güzeldi, sıcak olmasına rağmen sizleri sıkmıyor, terletmiyor. Gideceğiniz, göreceğiniz yerler için önce plan yaparsanız gezerken sorun yaşamazsınız. Kolaylıkla bulabilirsiniz. Biz ilk olarak otele de çok yakın olan Alaaddin Tepesi’ne gittik…
Alaaddin Tepesi , Konya Karatay ilçesinde bulunan bu tepe görülmeye değer. İçerisinde sol tarafında askeriye sağ tarafında da çay bahçeleri bulunuyor. Merdivenleri çıkarken suların akması çok güzel. Cimcime merdivenden inerken “Prensesler iniyormuş buradan “diyerek indi. Rengarenk çiçekler sizleri bekliyor, yukarıya çıktığınız zaman merkezi görebiliyorsunuz, önünden tranvay ve otobüsler geçiyor, kolaylıkla her yere gidebilirsiniz.
Konya Alaaddin Tepesi
Şemsi Tebrizi Cami ve Türbesi , Mevlana’ya gitmeden önce uğradığımız ilk yer. Zaten Mevlana’da ilk olarak bana gelmeden önce Şemsi ziyaret edin demiş ,biz de öyle yaptık. Merkezde küçük bir türbe, içeriye girdiğiniz zaman sanki içinize korku sarıyor, değişik hissettim ben. Sizlerde önce mutlaka burayı ziyaret edin sonra Mevlana’ya gidin.
Mevlana Müzesi , Konya Karatay ilçesinde bulunan Mevlana Müzesi bütün herkesi bekliyor. 2014 yılına kadar müzeye girişin ücretli olduğu daha sonrada alınan kararla ücretin kaldırıldığı ve girişlerin ücretsiz olmuş. Giriş kapısına geldiğiniz zaman size geçici bilet veriyorlar, biz saklıyoruz onu sizde saklayın bence güzel bir hatıra. Mevlana türbesine girdiğiniz zaman içeride çalan müzik sizi alıp giderken, orayı gezerken huzuru duyabiliyorsunuz. Cimcime yanına başörtüsünü almıştı, oraya gittiğimiz zaman hemen başını örttü, ailece gezdik, sizlerde bir gün mutlaka gidin, görün oraları.
konya mevlana türbesi
mevlana türbesi
mevlana müzesi
Kyoto Japon Parkı , şehrin merkezinden dümdüz yolda gittiğiniz zaman 15-20 dk sonra buraya ulaşabilirsiniz. Selçuklu ilçesinde bulunan Japon parkı gerçekten çok güzel bir yer. Yemyeşil bir alan ve Japonlara özel çoğu şeyi görebiliyorsunuz. Biz bol bol fotoğraf çekildik, cimcime burada çok eğlendi. İçerisinde restaurantı da bulunuyor ama bayramdan dolayı açık değildi. Yol kenarında olduğu için sağ tarafta dikkatli olun girişi kaçırabilirsiniz. Biz burayı çok beğendik.
Kyoto Japon parkı
Konya da japon parkı
kyoto japon parkı konya da
Konya Tropikal Kelebek Bahçesi ,56 futbol sahası hayal edin şimdi, işte o kadar büyüklükte bir alan ve içerisinde birbirinden farklı kelebek. Konya’da gezilecek yerlere baktığınız zaman burayla ilgili fazla bir şey bulamıyorsunuz. Yukarıdan bakıldığı zaman kelebek modelinde olan bu alan gerçekten görülmeye değer. Biz gittiğimiz de maalesef bayramdan dolayı kapalıydı, İstanbul’da olsa burası açık ve tıklım tıklım olurdu. Selçuklu Belediyesi yada Konya halkı rahatı seviyor anlaşılan ki bu kadar özel bir yeri bayramda kapatmışlardı. Gelen turistlerin ve ziyaretçilerin hepsi bu yüzden çok üzüldü. Bizde camlı bölmeden baktık, kelebekler uçuşuyordu, çok güzeldi. Konya gezimizi tekrarladığımız da ilk olarak buraya geleceğiz, aklımızda kaldı çünkü. Madem burası kapalı o zaman bahçesinde gezelim dedik ve koskocaman bir bahçe bizi bekliyordu. İçerisinde 3 tane büyük park vardı ve yol boyunca oturma alanlarında çeşit çeşit kelebek modelleri bulunuyordu. İpek parkta çok güzel eğlendi bizde çimlerde uzandık, dinlendik. Ama buraya hayran kaldık, sizlere tavsiye ediyoruz, mutlaka gidin görün bu şahane yeri. Selçuklu ilçesinde bulunuyor ve buraya otobüs ile gidebilirsiniz. Merkezden arabanız ile en fazla 15-20 dk sürer.
Konya Kelebekler Bahçesi
Konya kelebekler bahçesine nasıl gidlir
konya kelebekler bahçesi nerede
Konya Kule Site, Konya’yı yukarıdan görmek istiyorsanız eğer o zaman 42. kata çıkmanızı tavsiye ediyoruz. Alışveriş merkezinin en üst katında olan bu alana giriş 4 TL. içerisinde restaurant ve kafesi var. İsterseniz yemeğinizi yiyebilirsiniz isterseniz Konya’yı izlerken çayınızı içebilirsiniz. Asansörle yukarıya çıktığınızı pek anlamıyorsunuz ama benim oğluş kıpır kıpırdı. 5 dk içerisinde gezebileceğiniz bir yer aslında ama yukarıdan her yeri görebileceğiniz için değişik bir ortam olabilir sizin için. Aşağıya indikten sonra cimcime oyun alanında oynadı, güzel vakit geçirdik.
Konya 42. kat
Konya’da o kadar çok yer var ki gezilecek ama tek bir günde anca buralara gidebiliyorsunuz. Bayramdan dolayı çoğu yer kapalı olduğu için de istediğimiz diğer yerlere maalesef gidemedik ama güzel vakit geçirdik. Buraları mutlaka gezip görmenizi tavsiye ediyoruz. Konya çok güzel bir memleketmiş, çocuklu aileler için de yaşanılacak bir yer . Eskişehir’i görünce hayran kalmıştık ama burası da gerçekten çok güzel. Her yer de park var. Konya bilim merkezi resmen , yol boyunca olan parklar şahane. Konya sizi çağırıyor, hadi en kısa zaman da buraya bir gezi planlayın, bizden söylemesi çok ama çok eğleneceksiniz. Ama kesinlikle gideceğiniz yerlerin önce planını yapın yoksa ordan oraya gezer durursunuz.

Akşehir Gezimiz

Seyahat etmeyi seviyor musunuz? Yakın uzak fark etmez biz gezmeye devam ederiz diyorsanız eğer sizleri Nasreddin Hoca kenti olan Akşehir’e bekliyoruz…
http://ailemerkezi.com/2013/12/11/ailemerkezi-turkiye-turunda-aksehir/
Nerelisin? diye sordukları zaman Akşehir’liyim derdim. Akşehir nereye bağlı niye Konya demiyorsun dediklerin de ben Akşehir’liyim ama derdim.Çünkü Konya’ya hiç gitmedim bu zamana kadar ,arada belki de topu topu bu zamana kadar 3 kere gitmişimdir Akşehir’e ama gidip görme isteğimiz hep vardı. #ailemerkezi ve #1Cimcime ile Türkiye turuna çıkıp Akşehir’e gitmeden olmazdı. Hava soğuk değildi şansımıza ,zaten küçük bir yer Akşehir, gezilecek yerlerine baktığın zaman çok fazla şeyi var ama nedense sadece ön planda olan Nasreddin Hoca.
Nasreddin Hoca ve ailemerkezi
Akşehir’e girdiğiniz zaman zaten heryer de Nasreddin Hoca’yı görebilirsiniz. Eşşeğine ters binmiş heryer de heykelleri ve fıkraları ile süslenmiş. Halkımız bazı yapılan heykellere her yerde zarar verdiği gibi bunlardan birkaçına da maalesef zarar vermiş. Belediye her yere yazı yazmasına rağmen maalesef koruyamamışlar. Nasreddin Hoca’nın elinde ki küreği kırmışlar en basit örnek. Yani onu kırdığız zaman ne oldu? Zarar verdiğiniz için sizi kutladılar mı? Ben bazen insanları anlayamıyorum.
Nasreddin Hoca‘nın türbesi en merkezde olan bir yerde hatta önünde de “Dünyanın Tam Ortası” diye bir yer var,herkes orada fotoğraf çektiriyor. Mutlaka sizler de gidin görün oraları diyebilirim. İpek 1cimcime dünyanın ortası deyip deyip o yuvarlağın üstüne çıkıp çıkıp indi, çok hoşuna gitti .Nasreddin Hoca türbesinin bulunduğu yerde ki çöp kutuları bile o kadar güzel ki ,tertemiz ,her yer de çiçekler var.Yerde biz bir kağıt parçası bile görmedik. Nasreddin Hoca hakkında bilgiler türbenin bulunduğu yere girdiğiniz kapının hemen önünde anlatılıyor hem Türkçe hem İngilizce olarak. Biz burada ve heykellerin olduğu yerde bolbol fotoğraf çektirdik İpek 1cimcime bu büyük heykelleri görünce biraz korktu ama bundan 10 yıl önce de böyleydi şimdi de aynı duruyorlar tabi bazılarına zarar vermelerinin dışında. Hatta koskocaman bir kazan bulunuyor meydan da ,o da görülmeye değer. Bu arada 5-10 Temmuz da Nasreddin Hoca şenlikleri yapılıyor eğer fırsatınız olursa mutlaka gidin derim, çok eğlenceli oluyor,belki biz de gideriz .Buraları gezdikten sonra Akşehir’e gelip meşhur etli ekmek ve tandır kebabı yememezlik olmazdı ve yolumuzu oraya çevirdik…
Meşhur Etli Ekmek-Tandır Kebabı …offf off diyorum başka da bir şey diyemiyorum. O kadar güzeldi ki anlatamam. Leziz Etli Ekmek var meşhurdur Akşehir’de ,ünlüler hep oraya gider. Mahalle arasında ,eski bir bina ama etli ekmeği çok güzel. Koyun etinden yapılıyor ama yerken hiç onun kokusunu almıyorsunuz , lokantaya girdiğiniz zaman da o kokuyu hissedebiliyorsunuz. Ben 1 tane yedim ama yemeye başladığınız zaman 2 taneyi rahat yiyebilirsiniz. Yanına konan o acı biber turşuları ve pul biber ile çok rahat yiyebilirsiniz. Yanına da ayranınızı içtikten sonra ohhh süper. Bu arada eğer peynirli yaptırırsanız bunun adı değişiyor ve Mevlana Etli Ekmek oluyor. Biz de orada öğrendik. Akşehir’e gidipte etli ekmek yada tandır kebabı yemeden gelmeyin.
meşhur etli ekmek
Gezilecek görülecek o kadar yeri var ki Akşehir’in biz fazla gezemedik ama sizler giderseniz mutlaka Hıdırlık‘a çıkıp bir çay içmeden dönmeyin derim. Akşehir gölü ile de meşhurdur aslında ama artık göl kurumaya başlamış. Sultan dağları ile Emir dağı arasındaki çöküntü alanda bulunmaktadır. İç Anadolu bölgesinin en büyük illeri arasında bulunur Konya, önceden İstanbul’dan trene biner giderdik ama şimdi hızlı trenin gelmesini bekliyoruz.
Biz güzel bir gün geçirdik #ailemerkezi ve #1Cimcime ile .Sizler de Hayat Çocukla Çok Güzel diyorsanız ve sevmeyi seviyorsanız mutlaka buraları görün, gittiğiniz yerler hakkında bizlere bildirin belki bizler de oralara gitme imkanına sahip oluruz. Türkiye’yi gezelim görelim…

Bolu Gezimiz

2007 yılında tanışmıştık Bolu ile. İstanbul’dan ayrılış ve 2 sene boyunca orada yaşamak zorundaydık ailemizden uzakta ,geleceğimiz için karar verip gittiğimiz yerdi Bolu…

Büyük bir şehirden sonra küçük bir şehire gitmek biraz zor oldu tabi ama oradaki arkadaşlarımız Bolu’yu bizim için önemli hale getirmişti. Bazı Bolu’lu esnaflar maalesef öğrencileri sevmiyor ve çok ters bakardı. Erkekle kız yan yana dolaşsa bile laf yaparlardı. Biz Batuhan ile orada tanıştık ,birlikte olduğumuz sürece hiç böyle tepki almadık, çok sevilmiştik nedense. Bizde yavaş yavaş Bolu’yu seviyor, onlar gibi konuşmaya başlamıştık. “Ağanın-abisününn “ gibi kelimeler çok fazla söylenirdi. Güzeldi yaa o günler…
2007 yılından bu zamana Bolu çok ama çok değişti. Bizim bildiğimiz meydan trafiğe kapatılmış, soğuk bir hava kaplamıştı sanki. Alışmadığımız için belki de .İpek 1cimcime doğduktan sonra da mutlaka gitmeliyiz dedik ve gittik. Bolu’lu arkadaşım olan Nurdan’a biz geliyoruz demem yetti zaten. Gittik onlarla görüştük ,1gün kaldık. Gezdik, dolaştık, piknik yaptık. Çok güzel bir gün geçirdik.
Bolu’ya gittiğiniz zaman Abant, Gölcük, Esentepe, Mudurnu, Yedigöller görmeden gelmeyin. Her yerin özel ve gidilmesi görülmesi gereken yerleri vardır ya işte buralarda Bolu’nun güzel yerleri arasında. Hangisinden bahsetsem size bilmiyorum.
Batı Karadeniz bölgesinde yer alan Bolu, kışın çok soğuk olmasına rağmen üşümezsiniz. Biz kışın 39 dereceyi bile görmüştük. Yanınızda sevdiğimiz olduğu zaman galiba soğuğun ne kadar çok olduğu anlaşılmıyor.
Abant: Abant’a gitmek isterseniz Bolu merkezden kalkan otobüsler var onlarla gidebilirsiniz. Yol boyunca Abant’a giden otobüsler geçmektedir. Gölün etrafında yürüyerek güzel bir gün geçirebilirsiniz. Yeni yapılan dönemde göl biraz doldurulmasına rağmen bu hali de eskisi kadar güzel görünüyor. Piknik alanlarının bulunması ,çocuklarla beraber güzel bir gün geçirmeniz için birebir. Abant’ta birçok otel ve pansiyonlar yapılmış yaz kış gitmek isteyen misafirler için bekliyorlar. Bolu-Abant arası 34 km olup yaklaşık olarak 1 saatte gidebilirsiniz. Gölün etrafı 7km olup ,gölde Abant Alabalığı görülmektedir. Mutlaka gidin görün derim biz İpek 1cimcime ile çok ama çok eğlendik.
Çatak Çayırı: Bolu’dan 20 dk da gittiğimiz bu yer de çok güzel .Yemyeşil ormanın içinde , piknik alanlarının olduğu ,çocuklar için de oyun oynamaları için geniş alana sahip. Ilık bir rüzgar estiği zaman yaprakların ses çıkarması kuşların cıvıltısı o kadar güzel oluyor ki anlatamam. Biz İpek 1 cimcime ile yere yatıp yapraklara baktık, “Anneee bulutt “ dedi , koyun sürüsü gördü “Anneeee baksanaaa meee” dedi .Onun o mutluluğunu gördüğüm zaman biz daha çok mutlu olduk. İstanbul’da çocuk nerde görecek koyunu, keçiyi? Görürse anca kedi-köpek. Biz bu çayırda çok eğlendik sizinde yolunuz Bolu’ya düşerse mutlaka burada piknik yapın.
İpek Boluda
Yedigöller: Bolu’ya 42 km uzaklıkta olan bu harika yer 7 gölden oluşuyor. Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl ,Küçükgöl,İncegöl veSazlıgöl’den oluşmaktadır. Bu göllerin hepsi çok ama çok güzel. 2008 yılında gitmiştim, İpek 1cimcime ile gitme fırsatımız olmadı. Yolu biraz engebeli, asfalt çalışması yapılmamıştı, yaklaşık olarak 1,5 -2 saatte gitmiştik. Yavaş yavaş ,ormanlık alandan gitmiştik. Giderken dönelim dediğimi hatırlıyorum ama oraya gittiğimizde iyi ki gitmişiz dedik ve oradan ayrılmak bile istemedik ,müthiş bir güzellikti. Bungalovların olduğunu görmüş ve keşke burda kalsaydık demiştik. Gerçekten gidilip görülmesi bir yer. Sabah erkenden gidip sessiz sakin, gezebilir, kuş sesleri içinde yürüyüşünüzü yapabilir ,göllerin kenarlarında bulunan oturma yerlerinde bolbol fotoğraf çektirebilirsiniz. Bizim yaptığımız gibi .
Yedigöller 2008
Gölcük :Harika bir göl daha işte. Nasıl güzel bir yer Bolu böyle mutlaka görmelisiniz. Biz heryerine hayranız. Göllerin olması ve çocuklar içinde uygun olmasından dolayı aileleri buralarda görmeniz mümkün. Bolu’ya en yakın yerler arasında ,15-20 dk da gidebilirsiniz. Bir vadi arasına saklanmış ve gittiğiniz zaman aldığınız temiz hava ile o kadar iyi oluyorsunuz ki ayrıldığınız zaman bir daha gitmek görmek istiyorsunuz. Yaz –kış farklı özelliğe bürünüyor sanki . Bolu’ya gelip buraya uğramadan sakın gitmeyin.
Esentepe: Adından da bilindiği gibi eser hep, en tepededir. Esentepe’ye çıktığınız zaman Gerede ayaklarınızın altındadır. Nasıl güzel bir yerdir anlatamam. İlk olarak burayla tanıştım. Annemlerle 2007 yılında gittiğimizde buraya çıkmıştık. Tertemiz hava, ağaçların içinde çok ama çok güzel bir yer. Kışın kayak yapılabiliniyor. Hatta diğer ülkelerden gelip orada antrenman yapanlar bile oluyor. İpek 1cimcime burayı görmedi ama onunla da mutlaka gidip parkta beraber oynayacağız. Okul zamanında ne çok giderdik. Hey gidi günler hey… Bolu’ya 45 dk uzaklıkta, Ankara’ya doğru giderken Gerede’den geçerken mutlaka Esentepe’ye uğramadan gitmeyin.
Bu yazı ile anılarımız birbir gözümüzün önünden geçti. Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımız belki de bizim için çok güzeldi daha da güzel olacak. İpek 1cimcime ile hayatımıza çok güzel devam etmeye devam ediyoruz. Çocukla hayat her zaman söylediğim gibi çok ama çok güzel. O hiçbir zaman gezmek için bahane olamaz. Aracınız varsa gezmek çok rahat olabiliyor tabi ki . Bizde atlıyoruz arabamıza yol nereye götürürse gidiyoruz işte bazı zamanlar. #ailemerkezi olarak İpek 1cimcimemiz ile Türkiye turuna başladık. Günü birlik yada 1-2 gece kalarak şehirleri geziyoruz. Sizlerin de merak ettiği ve gidin mutlaka görün dediğiniz yerler varsa her şeye açığız. Hadi siz önerin biz gezelim :) Keşke sponsorlarımızda olsa dimi? Gezmek çok güzel de işte benzine gelen zamlardan dolayı bazen insanlar gitmek istedikleri yerlere gidemeyebiliyor. Allah hepimizin yardımcısı olsun…

Yolumuz açık olsun,  yolunuz açık olsun…

Trafik kurallarına uyun, uymayanları da lütfen uyarın !

Emniyet kemerinizi her zaman takın!

Çocukla seyahat etmekten hiçbir zaman korkmayın!

Bolu ile bizim anlatacaklarımız aslında çok fazla ama belki bir başka gezimizde, gitmediğimiz Bolu’nun görmediğimiz diğer illerini gezerken yazarız. Bolu’yu ve ülkemizi çok ama çok seviyoruz.

Eskişehir Gezimiz

Eskişehir evet bence bir çocuğun Türkiye’de yaşayabileceği en güzel ve en iyi şehir Eskişehir. Sadece çocuklar için değil tabi anne babaları içinde geçerli bu. Eskişehir’e çok küçükken çok gittim teyzem Anadolu Üniversitesinde çalışıyordu o zaman. Ama bu sene tatil için gittiğimde bambaşka bir şehirle karşılaştım. Kulaktan dolma bilgilerle Eskişehir’in yenilendiğini ve çok güzel olduğunu biliyordum ama bu kadar büyüleneceği mi tahmin etmiyordum.
İstanbul’da park diyince akla iki tane salıncak, bir kaydırak belki ikide ağaç gelir. Eskişehir’in her yeri park ve yol kenarına sıkıştırılmış ufak tefek sırf belediye çalışıyor denilsin diye yapılan parklar değil dönüm dönüm yeşil alan. Çocuğunu bırak oynasın akşama kadar. Hele birde Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı var ki 600 dönüm yeşil alan üzerin kurulu herkesin görmesi gereken bir yer. İçinde Masal ŞatosuMasal GemisiSabancı Uzay Evi ve Bilim Deney Merkezi bulunuyor.
Masal Şatosu:  Yurt dışında Disneyland larda örneklerini gördüğümüz bir mimariye sahip. Eskişehir’in plakası 26 olduğu için 26 kulesi bulunuyor. Bu kulelerin her biri Türkiye’de bulunun ünlü bir yapının kopyası. Bunlardan bazıları Çan Kulesi / Diyarbakır , Adalet Kulesi / Topkapı Sarayı , Ulu Kule / Mardin , Burgulu Kule / Amasya , Yavru Kuleler , Galata Kulesi / İstanbul , Yivli Kule / Antalya , Kız Kulesi / İstanbul. Sazova’da ki rehberin dediği kadarı ile bu şatolardan dünyada sadece dört tane var ve Masal Şatosu büyüklük olarak dünyada ikinci sırada imiş. İç dekorasyonu daha bitmediği için içini gezemedik ama 2013 te tamamen hizmete açılacakmış. Büyük sürprizler olacağını söyledi rehber sırf Masal Şatosu için bile Eskişehir’e gidilir. :)
Masal Gemisi: Rehberin dediklerinden hatırladığım kadarı ile Masal Gemisi Kristof Kolomb’un gemisinin bir kopyası hatta Kolomb’un gemisi 24 metre imiş biz 25 metre yapmışız. Rehber araya sıkıştırıyor denizi olmayıp tersanesi olan tek şehir Eskişehir’dir diye peşine ekliyor üstelik ihracat bile yaptık. Tebrikler bu başarısından dolayı.
Sabancı Uzay Evi: Sazaova Parkı’nda bulunan en önemli yapıların başında Bilim, Deney Merkezi ve Sabancı Sponsorluğunda yapılan Uzay Evi geliyor. Maalesef biz vaktimiz olmadığından ve gezerken çok yorulduğumuzdan gidemedik. Ama rehberden aldığım bilgiye göre içeride 3 boyutlu uzay görüntüleri izliyormuşuz. Mutlaka görmelisiniz tabi bilet bulabilirseniz dedi gülerek :).
Bilim Deney Merkezi: Bilim , Deney Merkezi ‘nide  rehber eşliğinde geziyorsunuz  ortalama 40 dakika sürüyor ve süre boyunca size bilim merkezinde bulunan aletler ile fiziksel sunum yapılıyor. Ben şöyle bir gezip çıkayım diyemiyorsunuz maalesef :) Hafta içi ve hafta sonları belirli ziyaret saatleri bulunuyor . Ayrıca Bilim, Deney merkezinin hemen dışında bulunan  gerçek bir F4 Uçağı , Araba kaldıraçı , su değirmeni de mutlaka denemelisiniz.
Odunpazarı Eskişehir’in tarihi evlerinin olduğu bir semt. Ayrıca Lüle taşı almak istiyorsanız burada ufak tefek atölyeler var nasıl hazırlandığını bile görme şansınız oluyor. Cam sanat müzesi, Şelale Parkta Odunpazarı semtinde görmeniz gerekiyor.
Eskiden hatırladığım yanından bile geçmek istemeyeceğim Porsuk çayı temizlenmiş üstüne gene devasa KentPark kurulmuş hatta tekne seferleri ve gondol seferleri düzenleniyor. Üstelik kot farkı olduğu için Süveyş kanalındaki gibi küçük havuzlar oluşturulup sular yükseltilerek veya alçaltılarak  teknelerin ilerlemesi sağlanıyor. Daha göremediğimiz yada görüp de hatırlayamadığım pek çok yeri var Eskişehir’in. Umarım ileride mümkünse en kısa zamanda Eskişehir’e yerleşiriz.  Size de mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

Antalya Gezimiz

Antalya ,Türkiye’nin en kalabalık illerinden biri. Bulunduğu konum bakımından da çok güzel.Turizm bakımından en gelişen iller arasında bulunuyor belki de. Sizler tatile oraya gittiğiniz zaman göreceksiniz yada görüyorsunuzdur zaten her yer de turist bulunuyor. Birbirinden değerli ilçelerine sahip olan Antalya’da görülmeye değer çok güzel yerler bulunuyor. Biz de bu sene tatilimizi Antalya’da yaptık ve bakın nereleri gezdik.
Antalya-Sorgun da bulunan otelimiz de güzel bir tatil yaptıktan sonra oradan ayrılırken bir gezelim dedik. Yolumuza çıkmadan önce herkesin yaptığı etrafımızda nereler var ? oldu. Nereyi görebiliriz? nereye gidebiliriz? ne yiyebiliriz? oldu. Şelaleri çok merak ediyorduk fakat yakınımızda Manavgat Şelalesi bulunuyordu. Düden şelalesine gidemedik ama inşallah onu da başka bir tatilimizde gerçekleştireceğiz. Orasının çok güzel olduğunu biliyoruz . İlk durağımız otelimize yakın olan Manavgat Şelalesi oldu.
Manavgat Şelaleri : Manavgat ilçesi içerisinde bulunan şelaleler büyük ve küçük şelale olarak ayrılıyor. Biz büyük şelaleye doğru yolumuzu aldık. Zaten büyüğe giderken küçük şelalenin yanından da geçiyorsunuz. Manavgat Şelalesine giriş 5 TL . Girdiğiniz zaman küçük küçük dükkanlar sizleri karşılıyor fakat ürünler çok pahalı. Minicik bir buzdolabı süsü bile 5TL. Hemen oradan hediyelik eşyalarınızı almayın, gezin dolaşın yada beğendiğiniz bir şey varsa alın. Biz sadece filler aldık, minik mum ve kokulu. Şelale büyük diye geçmesine rağmen o kadar büyük değil. Tamam çok güzel ama biz Düden ile kıyasladığımız için hüsrana uğradık. Bol bol fotoğraf çektik. Suda bir sürü balık vardı. Şelale yakınında kafeler var, gözlemeciler de bulunuyor. Karnınız acıkırsa burada balık yiyebilirsiniz.
Manavgat Şelalesi
Manavgat Şelalesi gezimiz

Şelalede bol bol fotoğraf çekildikten sonra şimdi yolumuz üzerinde olan Side bulunuyordu. Bakalım Side’de bizleri neler bekliyor?
Side Antik Kenti : Manavgat Side arası 7km. Yolda trafik yok, yol çalışması olursa o zaman kötü oluyor. Side’ye girdiğiniz zaman sizi tarih bekliyor olacak. Antik kent demelerinin en büyük nedeni de belki de kazıların devam etmesi, her yer de eskiye ait bir şeylerin olması. Biz ilk olarak Antik Tiyatroya girdik. Eğer müze kartınız yada Maximum kartınız varsa burayı ücretsiz gezebiliyorsunuz. Müze kartım yok diye sakın üzülmeyin orada hemen çıkarıyorlar. Benim maximum kartım olduğu için ücretsiz girdim , çocuktan para almıyorlar. Antik Tiyatroyu en fazla yarım saat içerisinde gezebilirsiniz. Tabi bol bol fotoğraf çekerseniz çünkü fazla bir şey yok burada.
Antik Tiyatro
Side Antik Tiyatro
Antik Tiyatrodan çıktık ve yürüme mesafesinde olan müzeye doğru ilerledik. Yol çok bozuk, biz cimcimenin puseti ile zar zor gittik. Yol boyunca açık alan olduğu için mutlaka şapkanızı takın, güneş kreminizi sürün.
Side Müzesi : Side’ye gittiğiniz zaman uğramanız gereken yerler arasında.Müze kartınız varsa ücretsiz olarak gezebiliyorsunuz. Konumu olarakta çok güzel bir yer de. Yol üzerinde giriş yaparken, gezinizi tamamladıktan sonra bahçesinde denize karşı oturabilirsiniz. Tuvaletleri de çok temiz. Özellikle içeriye girdiğiniz zaman sizi öyle güzel bir koku karşılıyor ki biz çok şaşırmıştık. Yerler beyaz kum, ayakkabılarınız bembeyaz olabilir. Müze çok güzel ama içeriye girince sakin bir ortam sizi bekliyor. Eskiye ait bir sürü şey sizi bekliyor, mutlaka gezip görün.
Side müzesi
side antik kenti müzesi
Side müzesi
Müzeden çıktık ve yol boyunca yürüdük. Müzenin hemen karşısında kazı çalışmalarının devam ettiğini görebilirsiniz. Orası kapalı ve giriş yasak. Şimdi sıra Apollon Tapınağında.
Apollon Tapınağı : Side antik kenti olmasından dolayı her yer de tarihi bir eser görme imkanına sahipsiniz. Apollon Tapınağı da onlardan bir tanesi. Müzeyi gezdikten sonra meydan gibi bir yere geleceksiniz. Yolun bittiği hatta oto parkın olduğu yerde aşağıya sahile doğru yürüyorsunuz. Uzun bir yol sizi bekliyor. Bir sürü dükkan var, sahile indiğiniz de Atatürk heykelinin oradan sola doğru dönüyorsunuz restaurantların orada dümdüz yürüyorsunuz ve karşınızda Apollon Tapınağı.Gittiğiniz zaman bu kadar yolu bunun için mi geldim diyebilirsiniz. Evet yeri çok güzel, deniz masmavi ama sadece bir tapınak. Terk edilmiş gibi, tarihi esere sahip çıkan yok, daha önceden girişte görevli varmış sanırım ama biz gittiğimizde hiç bir görevli yoktu. Cimcime pusetinde uyumaya devam ederken biz de bol bol fotoğraf çekildik. Zaten başka bir şey yapamazsınız, bu arada ayakkabılarınız yine bembeyaz aman geziniz bitmeden sakın temizlemeyin.
Side Apollon Tapınağı
Tapınak
Side tapınak
Apollon tapınağı
Apollon Tapınağından çıktıktan sonra artık dönüş için hazırdık. Otoparkın oraya gittiğimiz de bir dondurmacı var. Hemen köşede ağaların altında sizi bekliyor. Biz de orada dondurmamızı yedik ve dinlendikten sonra hava daha da sıcak olmadan yolumuza çıktık.
Güzel ve eğlenceli bir tatil oldu bizim için. Side birkaç saatte gezilecek değil ama biz yine de gezebildiğimiz kadar gezdik, gördük, eğlendik. Yaklaşık olarak 1700 km yaptığımız bu tatil bizim için özel tatiller arasına girdi. Karnımda 5 aylık bebeğim, yanımda 4 yaşında prensesim, başımızda sevgisini bizden eksik etmeyen bir tanecik eşim ile bu sene de tatilimizi bitirdik. Hayat çocukla çok güzel, kıymetini bilelim bol bol onlarla güzel vakit geçirelim . Bakalım daha nerelere gideceğiz?